HATMENİN ADABI (NAKŞ-İ BEND)

HATMENİN ADABI

 

Hatme için düzgün bir halka şeklinde oturulur.

Estağfirullah dendikten sonra kalb huzurunu ve uyanıklığını temin etmek için başta kısa bir rabıta yapılır.

Hatme başlayınca, bitinceye kadar gözler kapalı olur.

Hatme sırasında gözleri açık olanları taş dağıtıcısı uyarır, gözlerini kapatmalarını söyler. Adap yapmamış kimse varsa, münasip bir lisanla dışarı çıkarır.

Mürid, hatmeyi mürşidi yaptırıyormuş gibi dikkatli ve uyanık olmalı, ona göre niyetini ve davranışlarını kontrol etmeli, edep ve tevazu içinde oturmalıdır.

Hatme, vird ve rabıta için dille yapılacak bir niyet yoktur. Ne yaptığını düşünerek, kalbini toplayıp “estağfirullah” ile başlamak, niyet yerine geçer. Bu yeterlidir.

Hatmeyi yaptıranın farz namazını kılmış olması gerekir.

Bulunduğu yerde cemaatle namaz kılınmışsa, hatmeden sonra namaz kılacak vakit varsa, namaz kıldığında hatmeye yetişemeyeceğini anlayan kimse, namaz kılmadan hatmeye girilebilir.

Herkes mümkünse âdâp üzere oturur. Rahatsız olanlar, rahat ettikleri şekilde otururlar. Ayaklar ağrıdığında değiştirilebilir.

Hatmede, bir mazeret yoksa, duvar, yastık gibi herhangi bir şeye yaslanmamalıdır.

Hatmeyi yapanlar arasında duayı ezbere bilen yoksa, hatmeyi yaptıran, dua esnasında gözlerini açarak yüzünden okuyabilir, okumasını bitirince gözlerini kapatır. Ancak devamlı yüzünden okumaya alışmamalı, bu ruhsatı geçici bir süre için kullanmalı, hatme duasını ezberlemelidir.

Namaz kılmasını ve hatmenin adabını bilen çocuklar hatmeye girebilir.

Kadın-erkek karışık olarak hatme yapılamaz. Kadınlar ve erkekler kendi aralarında ayrı ayrı hatme yaparlar.

İslam dinine göre birbirleriyle evlenmeleri haram olan kişiler,29 kendi aralarında hatme yapabilirler.

Yeni intisap edenler, sekiz şartı yapmadan ve hatmenin nasıl yapılacağını öğrenmeden (talimatı almadan) hatmeye katılamazlar. Ancak daha önceden intisap etmiş fakat bu intisabını tekrarlamış olanlar, sekiz şart adabını yapmasalar da hatmeye girebilirler.

Hatmeden sonra dua okunurken Resûlullah (s.a.v) Efendimizin ism-i şerifi geçince, kendi duyacağı kadar gizli bir sesle: “sallAllahu aleyhi ve sellem=Allah’ın selamı onun üzerine olsun” denir. Ashabın ismi geçince: radıyAllahu anhüm=Allah onlardan razı olsun, denir. Sadat-ı Kiramın ismi geçince: “KaddesAllahu sırrahu =Allah onun sırrını pak, makamını yüce etsin.” denir.

Hatme halkasına, farklı kollardan da olsa, Nakşibendî olanlar katılabilir. Bu konudaki ölçü şudur: Adı ne olursa olsun açıklamasını daha önce verdiğimiz şekilde sekiz şartı yerine getiren ve kendi aralarında hatme yapan herkes -mürşidi farklı da olsa- hatmeye girebilir, diğerleri giremez. Kadirî, Mevlevî, Rufâî ve diğer tariklerden olanlar hatme halkamıza bu sekiz şartı yaptıktan ve hatme talimatı aldıktan sonra katılabilirler.

Günde sadece bir kez büyük veya küçük hatme yapılabilir. Unutarak hatmeye katılır ve hatme esnasında daha önce hatme yapmış olduğunu hatırlarsa, hatmeden çıkar.

Hatme iki vakitte yapılır. Birisi ikindi ile akşam arasıdır. Akşam namazına kadar hatme yapılabilir. Hatme yapmanın kerâhet vakti olmaz Diğeri yatsı namazının vaktidir. Yatsı namazının son vaktine kadar hatme yapılabilir.

Hatmeye abdesti olmayanlar giremez. Hatme sırasında, hatme duası başlamadan önce abdesti bozulan, elinde taş varsa yanındaki kişilere birer ikişer dağıtarak hatmeden çıkar.

Abdesti bozulduğu için hatmeyi terk eden kimse, abdest alıp hatme duası başlamadan yetişebilirse tekrar katılabilir. Ancak hatme duası başladıktan sonra hatmeye girmez. Dua kısmında hatmede bulunamayan kimseler hatmeyi yapmış sayılmaz.

Bir de hatme duası okunurken abdesti bozulan kimse, -imam olsun veya olmasın- hatmeden çıkmaz, bitinceye kadar hatmede kalır.

Hatmeyi yaptıran kişinin abdesti, duadan önce bozulursa, hatme yaptırmasını bilen biri devam ettirir. Hatme yaptırmasını bilen yoksa kendisi devam eder, hatmeyi tamamlar. Acil bir özrü meydana gelen, hatmeden çıkabilir.

Hanımlar âdet hâllerinde hatmeye katılamazlar.

Hatmenin ilk başlangıcına yetişemeyen kişi, hatme duası başlamamışsa halkaya sonradan katılabilir.

Büyük hatmeye sonradan katılan kimse, taş dağıtanın arkasındaki safta boş bir yere oturur. Gözlerini kapatır, 25 estağfirullah’ çekerek hatmeye iştirak eder. Eline taş verilirse, okur; verilmezse, hatme duasına kadar rabıta ile kalp huzurunu temin etmeye ve inen feyizden istifade etmeye çalışır. Bu manevi rabıtadır. Mürşidinin huzurunda olduğunu düşünerek feyz almaktır. Akşam rabıtası gibi değildir.

Küçük hatmeye, hatme başladıktan sonra gelen kimse, oturanlara eliyle işaret ederek açılmalarını sağlar ve halkaya oturur. Halkada genişleme imkanı yoksa, ortasına oturur. Gözlerin kapatır, 25 estağfirullah’ çekerek hatmeye iştirak eder. Halkadakilerin elinde fazla taş varsa, en aza üç tanesini kendisine ayırıp diğer üç taşı veya daha fazlasını yeni gelene verebilir. O da imanın işaret ettiği yerden okumaya devam eder. Ancak küçük hatmede Fatihalar daha önceden taksim edildiği için, sonradan gelen kimse, Fatiha okumaz.

Hatme yapılırken söylenen zikir sözleri, taş veya tespih taneleri ile sayılır. Zorunlu durumlarda, taş vazifesini görecek cisimler de kullanılabilir, ama ipliği koparılmamış tespihle hatme yapılmaz.

Tek başına küçük hatme yapılabilir. Bu durumda sırtın kıbleye gelecek şekilde oturulması daha iyidir. Yüz kıbleye gelecek şekilde de oturulabilir.

Hatme ve zikirde gizlilik esas olduğundan, kapalı alanlarda yapılır. Dışarıdan görülebilen odanın pencereleri perde ile örtülür, kapılar kapanır.

Hatme yapılan yer, ayak altı bir yer değil, sakin, boş bir mekan olmalıdır. Duaya başlamadan önce, sonradan gelecek olanların katılması için açık bırakılan kapı kapatılmalıdır.

Hatme yapılan yerde uyuyan çocuk var ise hatmenin veya çocuğun yeri değiştirilir, mümkün değilse üzeri örtülür, hatme yapılır.

Hatmeyi, hatme duasını ezbere bilen herkes yaptırabilir. Hatmeyi yaptırmak, bir makam değildir. Hatmeyi yaptıranın okuyuşunun düzgün olması, okunacakları ezbere bilmesi yeterlidir. Ancak Amme’yi veya Tebâreke’yi ezbere bilen varken, bilmeyen kimsenin yaptırması uygun değildir.

Aynı şartları taşıyan birden fazla kişi varsa, vekil olanın yaptırması daha uygun olur.

Hatme yaptıranın duayı okurken Sâdât-ı Kiram’ın sıfatlarını unutması hâlinde, o sâdâtın ismini hatırlayınca söylemesi ve devam etmesi hatmeyi bozmaz.

Hatme için halka kurulduğunda, zaruret olmadıkça konuşmamalı, kendisinden istenmeden, hatme imamının yapacağı işleri yapmaya kalkışmamalıdır.

Halkaya girenler arasında sükûnet meydana gelmesi için herkes, bir an önce halkadaki yerini almalıdır. Büyük hatme yapılırken taş dağıtıcısı, uygun vaziyetin alınması ve giren-çıkanın kontrolünü sağlamakla görevlidir.

Taş dağıtıcısı, sevabından mahrum kalmamak için kendisi için de taş alır.

Büyük hatmede herkese taş verilmemiş olabilir. Bu durumda kendisine taş verilmeyenler, mürşid rabıtası ile kalbini uyanık tutmaya, huzur hâlini bulmaya ve inen feyzi almaya çalışır.

Dua okumaya başlayınca, okunan dua ve Kur’an-ı Kerim dinlenir. Dua sırasında ismi geçen büyüklere ait hürmet ve dua cümleleri söylenir.

Bir erkek, annesi, kızları, büyükannesi, kız kardeşleri, teyzesi, hâlası, ablası, erkek ve kız kardeşlerinin kızları yani yeğenleri, süt annesi, süt ninesi, süt hâlası, süt kız kardeşi, üvey annesi, gelini, kayınvalidesi ve üvey kızı ile hatme yapabilir. Ama erkek eşinin kız kardeşi, teyzesi, hâlası ve erkek kardeşinin hanımı (yengesi) ile birlikte hatme yapamaz.

Bir kadın mürid ise; babası, oğulları, üvey babası, amcası, dayısı, erkek kardeşi, süt kardeşi, damadı, erkek ve kız kardeşlerinin oğulları, büyükbabası, dedesi ve kaynatası ile hatme yapabilir. Ama kadın mürid eşinin erkek kardeşi, amcası, dayısı ve kız kardeşinin kocası (eniştesi) ile beraber hatme yapamaz.
Hatme için düzgün bir halka şeklinde oturulur.

Estağfirullah dendikten sonra kalb huzurunu ve uyanıklığını temin etmek için başta kısa bir rabıta yapılır.

Hatme başlayınca, bitinceye kadar gözler kapalı olur.

Hatme sırasında gözleri açık olanları taş dağıtıcısı uyarır, gözlerini kapatmalarını söyler. Adap yapmamış kimse varsa, münasip bir lisanla dışarı çıkarır.

Mürid, hatmeyi mürşidi yaptırıyormuş gibi dikkatli ve uyanık olmalı, ona göre niyetini ve davranışlarını kontrol etmeli, edep ve tevazu içinde oturmalıdır.

Hatme, vird ve rabıta için dille yapılacak bir niyet yoktur. Ne yaptığını düşünerek, kalbini toplayıp “estağfirullah” ile başlamak, niyet yerine geçer. Bu yeterlidir.

Hatmeyi yaptıranın farz namazını kılmış olması gerekir.

Bulunduğu yerde cemaatle namaz kılınmışsa, hatmeden sonra namaz kılacak vakit varsa, namaz kıldığında hatmeye yetişemeyeceğini anlayan kimse, namaz kılmadan hatmeye girilebilir.

Herkes mümkünse âdâp üzere oturur. Rahatsız olanlar, rahat ettikleri şekilde otururlar. Ayaklar ağrıdığında değiştirilebilir.

Hatmede, bir mazeret yoksa, duvar, yastık gibi herhangi bir şeye yaslanmamalıdır.

Hatmeyi yapanlar arasında duayı ezbere bilen yoksa, hatmeyi yaptıran, dua esnasında gözlerini açarak yüzünden okuyabilir, okumasını bitirince gözlerini kapatır. Ancak devamlı yüzünden okumaya alışmamalı, bu ruhsatı geçici bir süre için kullanmalı, hatme duasını ezberlemelidir.

Namaz kılmasını ve hatmenin adabını bilen çocuklar hatmeye girebilir.

Kadın-erkek karışık olarak hatme yapılamaz. Kadınlar ve erkekler kendi aralarında ayrı ayrı hatme yaparlar.

İslam dinine göre birbirleriyle evlenmeleri haram olan kişiler,29 kendi aralarında hatme yapabilirler.

Yeni intisap edenler, sekiz şartı yapmadan ve hatmenin nasıl yapılacağını öğrenmeden (talimatı almadan) hatmeye katılamazlar. Ancak daha önceden intisap etmiş fakat bu intisabını tekrarlamış olanlar, sekiz şart adabını yapmasalar da hatmeye girebilirler.

Hatmeden sonra dua okunurken Resûlullah (s.a.v) Efendimizin ism-i şerifi geçince, kendi duyacağı kadar gizli bir sesle: “sallAllahu aleyhi ve sellem=Allah’ın selamı onun üzerine olsun” denir. Ashabın ismi geçince: radıyAllahu anhüm=Allah onlardan razı olsun, denir. Sadat-ı Kiramın ismi geçince: “KaddesAllahu sırrahu =Allah onun sırrını pak, makamını yüce etsin.” denir.

Hatme halkasına, farklı kollardan da olsa, Nakşibendî olanlar katılabilir. Bu konudaki ölçü şudur: Adı ne olursa olsun açıklamasını daha önce verdiğimiz şekilde sekiz şartı yerine getiren ve kendi aralarında hatme yapan herkes -mürşidi farklı da olsa- hatmeye girebilir, diğerleri giremez. Kadirî, Mevlevî, Rufâî ve diğer tariklerden olanlar hatme halkamıza bu sekiz şartı yaptıktan ve hatme talimatı aldıktan sonra katılabilirler.

Günde sadece bir kez büyük veya küçük hatme yapılabilir. Unutarak hatmeye katılır ve hatme esnasında daha önce hatme yapmış olduğunu hatırlarsa, hatmeden çıkar.

Hatme iki vakitte yapılır. Birisi ikindi ile akşam arasıdır. Akşam namazına kadar hatme yapılabilir. Hatme yapmanın kerâhet vakti olmaz Diğeri yatsı namazının vaktidir. Yatsı namazının son vaktine kadar hatme yapılabilir.

Hatmeye abdesti olmayanlar giremez. Hatme sırasında, hatme duası başlamadan önce abdesti bozulan, elinde taş varsa yanındaki kişilere birer ikişer dağıtarak hatmeden çıkar.

Abdesti bozulduğu için hatmeyi terk eden kimse, abdest alıp hatme duası başlamadan yetişebilirse tekrar katılabilir. Ancak hatme duası başladıktan sonra hatmeye girmez. Dua kısmında hatmede bulunamayan kimseler hatmeyi yapmış sayılmaz.

Bir de hatme duası okunurken abdesti bozulan kimse, -imam olsun veya olmasın- hatmeden çıkmaz, bitinceye kadar hatmede kalır.

Hatmeyi yaptıran kişinin abdesti, duadan önce bozulursa, hatme yaptırmasını bilen biri devam ettirir. Hatme yaptırmasını bilen yoksa kendisi devam eder, hatmeyi tamamlar. Acil bir özrü meydana gelen, hatmeden çıkabilir.

Hanımlar âdet hâllerinde hatmeye katılamazlar.

Hatmenin ilk başlangıcına yetişemeyen kişi, hatme duası başlamamışsa halkaya sonradan katılabilir.

Büyük hatmeye sonradan katılan kimse, taş dağıtanın arkasındaki safta boş bir yere oturur. Gözlerini kapatır, 25 estağfirullah’ çekerek hatmeye iştirak eder. Eline taş verilirse, okur; verilmezse, hatme duasına kadar rabıta ile kalp huzurunu temin etmeye ve inen feyizden istifade etmeye çalışır. Bu manevi rabıtadır. Mürşidinin huzurunda olduğunu düşünerek feyz almaktır. Akşam rabıtası gibi değildir.

Küçük hatmeye, hatme başladıktan sonra gelen kimse, oturanlara eliyle işaret ederek açılmalarını sağlar ve halkaya oturur. Halkada genişleme imkanı yoksa, ortasına oturur. Gözlerin kapatır, 25 estağfirullah’ çekerek hatmeye iştirak eder. Halkadakilerin elinde fazla taş varsa, en aza üç tanesini kendisine ayırıp diğer üç taşı veya daha fazlasını yeni gelene verebilir. O da imanın işaret ettiği yerden okumaya devam eder. Ancak küçük hatmede Fatihalar daha önceden taksim edildiği için, sonradan gelen kimse, Fatiha okumaz.

Hatme yapılırken söylenen zikir sözleri, taş veya tespih taneleri ile sayılır. Zorunlu durumlarda, taş vazifesini görecek cisimler de kullanılabilir, ama ipliği koparılmamış tespihle hatme yapılmaz.

Tek başına küçük hatme yapılabilir. Bu durumda sırtın kıbleye gelecek şekilde oturulması daha iyidir. Yüz kıbleye gelecek şekilde de oturulabilir.

Hatme ve zikirde gizlilik esas olduğundan, kapalı alanlarda yapılır. Dışarıdan görülebilen odanın pencereleri perde ile örtülür, kapılar kapanır.

Hatme yapılan yer, ayak altı bir yer değil, sakin, boş bir mekan olmalıdır. Duaya başlamadan önce, sonradan gelecek olanların katılması için açık bırakılan kapı kapatılmalıdır.

Hatme yapılan yerde uyuyan çocuk var ise hatmenin veya çocuğun yeri değiştirilir, mümkün değilse üzeri örtülür, hatme yapılır.

Hatmeyi, hatme duasını ezbere bilen herkes yaptırabilir. Hatmeyi yaptırmak, bir makam değildir. Hatmeyi yaptıranın okuyuşunun düzgün olması, okunacakları ezbere bilmesi yeterlidir. Ancak Amme’yi veya Tebâreke’yi ezbere bilen varken, bilmeyen kimsenin yaptırması uygun değildir.

Aynı şartları taşıyan birden fazla kişi varsa, vekil olanın yaptırması daha uygun olur.

Hatme yaptıranın duayı okurken Sâdât-ı Kiram’ın sıfatlarını unutması hâlinde, o sâdâtın ismini hatırlayınca söylemesi ve devam etmesi hatmeyi bozmaz.

Hatme için halka kurulduğunda, zaruret olmadıkça konuşmamalı, kendisinden istenmeden, hatme imamının yapacağı işleri yapmaya kalkışmamalıdır.

Halkaya girenler arasında sükûnet meydana gelmesi için herkes, bir an önce halkadaki yerini almalıdır. Büyük hatme yapılırken taş dağıtıcısı, uygun vaziyetin alınması ve giren-çıkanın kontrolünü sağlamakla görevlidir.

Taş dağıtıcısı, sevabından mahrum kalmamak için kendisi için de taş alır.

Büyük hatmede herkese taş verilmemiş olabilir. Bu durumda kendisine taş verilmeyenler, mürşid rabıtası ile kalbini uyanık tutmaya, huzur hâlini bulmaya ve inen feyzi almaya çalışır.

Dua okumaya başlayınca, okunan dua ve Kur’an-ı Kerim dinlenir. Dua sırasında ismi geçen büyüklere ait hürmet ve dua cümleleri söylenir.

Bir erkek, annesi, kızları, büyükannesi, kız kardeşleri, teyzesi, hâlası, ablası, erkek ve kız kardeşlerinin kızları yani yeğenleri, süt annesi, süt ninesi, süt hâlası, süt kız kardeşi, üvey annesi, gelini, kayınvalidesi ve üvey kızı ile hatme yapabilir. Ama erkek eşinin kız kardeşi, teyzesi, hâlası ve erkek kardeşinin hanımı (yengesi) ile birlikte hatme yapamaz.

Bir kadın mürid ise; babası, oğulları, üvey babası, amcası, dayısı, erkek kardeşi, süt kardeşi, damadı, erkek ve kız kardeşlerinin oğulları, büyükbabası, dedesi ve kaynatası ile hatme yapabilir. Ama kadın mürid eşinin erkek kardeşi, amcası, dayısı ve kız kardeşinin kocası (enHatme için düzgün bir halka şeklinde oturulur.

Yorum Yaz